16 Mart 2009 Pazartesi

Beyaz söylem ve beyaz yayınlar!

Beyaz söylem ve beyaz yayınlar!


Veliler ve öğretmenler dikkat! Thomas Cardinal Wolsey’ın dediği gibi “Kafalara neler koyduğunuz konusunda çok, ama çok dikkatli olun; çünkü onları bir daha asla değiştiremezsiniz.”

Günümüzde, bilimsel kavramların öğretilmesinde yanlış bilgi, örnekler veçizimlerin kullanılması, “kötü bilim” olarak kabul edilip üzerinde durulan önemli bir eğitimve öğretim zaafı. Maalesef büyüklerimizin bir kısmı, kullandıkları kelime ve kavramlarınanlamını bilmiyor. Daha da kötüsü, bunun farkında bile değil. Sonuçta iyi niyetle de olsayazıp söyledikleriyle çocuklarımıza yanlış bilgi verip, yanlış şeyler öğretebiliyorlar.
Son yıllarda ilk ve orta eğitimimiz, ezberden çok doğru şekilde yaparak, yaşayarak öğrenmeye kaydı. Bu nedenle, öğrencilerimiz ekip halinde çalışıp projeler hazırlayıp bilimfuarlarında yarışmalara katılıyor. Ben de küresel iklim değişimi ve çevreyle ilgiliyarışmalarda jüri üyesi olarak çok sık ve zevkle görev yapıyorum. Çocuklarımızınheyecanı, enerjisi, yaratıcı düşüncesi, hayalleri süper. Ama konuştukları dil vekullandıkları ifadeler korkunç. Burnundan konuşanlar bir yana çocuklarımız bazenkavramları, anlamlarını hiç bilmeden ve çok yanlış kullanıyor. Örneğin, ısı yerine sıcaklık,sıcaklık yerine ısı, ozon seyrelmesi yerine ozon delinmesi, küresel iklim değişimi yerineküresel ısınma kullanmak bunların başında geliyor. Bu durumda da üzgünüm ama yarışmalarda çocuklar benden düşük puan alıyor!

BİLİMSEL KRİTER NEDİR

Bu yıl, 5. FIRST Lego Ligi Türkiye Turnuvası 27 Şubat - 1 Mart arasında Feshane’de “Çocukların İklim Zirvesi” sloganıyla yapıldı. Çocuklarımız yaptıkları projelerde ilkimdeğişikliğinin yarattığı bir probleme farklı çözümler üretmişlerdi. Jüri olarak puanlamadazorluk çektik doğrusu. First Lego Ligi, benim şimdiye kadar jüri üyesi olarak katıldığım enkapsamlı ve en iyi düzenlemiş organizasyondu. Projelerde çocukların araştırmalarınınkalitesi, yenilikçiliği, yaratıcı çözümleri ve sunuşları birbirinden güzeldi. Fakat yazılı ve sözlü sunumlarda yanlış kavram kullanmalarından yine rahatsız oldum. 
Ülkemizde adı, unvanı, makamı her ne olursa olsun havadan-sudan-iklimdenkonuşanların büyük kısmında cahillik diz boyu. Bu nedenle, doğru bilgi edinmek için, öncelikle konuşan kişinin uzmanlık alanına ve açıklamayı yaptığı ortama dikkatle bakmaklazım. Ayrıca unvanı ve makamı ne olursa olsun, kişilerin “bana göre” veya “düşünceme göre” gibi ifadelerle yaptığı açıklamanın da bilimsel hiçbir değeri yok. Bilimsel hakemkontrolü sürecinden geçip bilimsel dergilerde yayımlanamayan hiçbir şey, bilimselanlamda güvenilir değil. Bu tür yayınlara (beyaz zehir gibi!) “beyaz yayın” denir. Bunlarkafa ve bilinç karıştırıp bilgi kirliliği oluşturdukları için de çok tehlikelidir.

TWAIN’İ ÖRNEK ALALIM

Sevgili Büyükler, Charles Dickens’in dediği gibi “Hiçbir şeyi görünüşüne, önyargılara ve kulaktan dolma bilgilere göre değerlendirmeyin; somut delil ve bulgulara göre değerlendirin.” Böylece Türkiye’de de “bilmiyorum” demek artık bir ayıp olmaktan çıkmalı. Mark Twain’in, “Soruyu anında cevaplayabildiğim için çok mutluyum: Bilmiyorum!” sözübize de ders olmalı. 
Artık lütfen daha dürüst olalım ve gerektiğinde çocukların sorduğu sorulara utanmadan “bilmiyorum” deyip, internete yalan ve yanlış bilgiler koymayalım, internet bilgisiyle kitap yazıp proje filan da yapmayalım!.. 
Küresel iklim değişimine, sürekli olarak küresel ısınma diyenler yüzünden bu yıl ki yağışve soğuk havaları şaşkınlıkla karşılayan şaşkınlar var. Kılavuzu beyaz yayın olanlar, kafakarışıklığından kurtulamaz!..
Hürriyet

Hiç yorum yok: